Hear2Text

Deşifre Metni Nedir, Nasıl Yazılır?

Sözlük anlamından tez görüşmesine, deşifre kelimesinin bütün kullanımları; sonra konuşmacı, duraklama ve zaman damgası kurallarıyla uydurma bir görüşmenin tam ve temiz deşifresi.

Yayınlanma: 11 dk okuma
Üzeri kalemle işaretlenmiş görüşme metni sayfaları ve kulaklık
Bu sayfada
  1. Deşifre ne demek?
  2. Deşifre metni hangi işlerde kullanılır?
  3. Deşifre yazım kuralları
  4. Örnek deşifre metni
  5. Deşifre ile özet arasındaki fark

Deşifre metni, bir ses ya da video kaydında konuşulanların yazıya dökülmüş hâlidir. Tez için yapılan görüşmeler, gazetecinin kaydettiği röportaj, mahkemeye sunulan bir telefon kaydı ya da bir odak grup toplantısı deşifre edildiğinde ortaya çıkan belge budur. Kelimenin başka anlamları da var ve arama kutusuna "deşifre" yazan herkes aynı şeyi sormuyor, o yüzden önce anlamları ayırmak gerekiyor. Yalnızca yazım kurallarını arıyorsanız doğrudan o bölüme geçebilirsiniz.

Deşifre ne demek?

Kelime Fransızca déchiffré'den gelir. TDK Güncel Türkçe Sözlük "deşifre"yi sıfat olarak "çözülmüş, açıklanmış" diye tanımlar; "deşifre etmek" için iki anlam verir: "bir şifreyi veya güç bir yazıyı çözmek, okuyup anlamak" ve "kimliğini anlamak, kimliğini açığa çıkarmak". "Deşifre olmak" ise "gizli durum açığa çıkmak" ve "kimliği anlaşılmak, belli olmak" demektir. Tanımları sozluk.gov.tr üzerinden kendiniz de doğrulayabilirsiniz.

Günlük dilde en çok bu ikinci anlam duyulur. "Ajan deşifre oldu", "planı deşifre ettiler", "sahte hesabın arkasındaki kişi deşifre edildi" cümlelerinde deşifre, gizli bir şeyin ortaya çıkması demektir. Müzikte de ayrı bir kullanımı vardır: Bir notayı daha önce çalışmadan, ilk görüşte okuyup çalmaya deşifre denir.

Araştırma, gazetecilik ve hukuk çevrelerinde ise deşifre, kaydı yazıya dökme işinin adıdır. "Görüşmelerin deşifresi iki hafta sürdü", "kaydın deşifresini dosyaya ekledik", "ses kaydı deşifresi" derken kastedilen şey, kayıttaki konuşmanın kelimesi kelimesine yazıya aktarılmasıdır. İngilizcedeki transcription karşılığı olarak "transkripsiyon", "çözümleme" ve "yazıya dökme" de kullanılır. Üçü de aynı işi anlatır, yalnızca kullanıldığı çevre değişir. Bir tez danışmanı "deşifre" der, bir altyazı stüdyosu "transkript" der, bir mahkeme kararında "ses kaydının çözümü" yazar.

Bu yazının konusu olan "deşifre metni" bu son anlamın ürünüdür. Arama kutusuna "deşifre metin ne demek" yazanlar genelde bu belgeyi soruyordur. Doğru tamlama "deşifre metni"dir, tıpkı "görüşme metni" ya da "konuşma metni" gibi.

Deşifre metni hangi işlerde kullanılır?

Deşifre gereken işlerde ne konuşulduğu kadar, hangi kelimelerin hangi sırayla söylendiği de önemlidir.

Nitel araştırmada deşifre, verinin kendisidir. Yüksek lisans ya da doktora tezi için yapılan yarı yapılandırılmış görüşmeler, odak grup oturumları ve sınıf içi gözlem kayıtları önce deşifre edilir, sonra bu metinler kodlanır. Bir temanın "K4, satır 112"de geçtiğini yazabilmek için metnin eksiksiz olması gerekir. Etik kurul başvurularında da genellikle katılımcıdan kayıt için nasıl izin alınacağı, kayıtların nasıl deşifre edileceği ve kimliklerin nasıl gizleneceği sorulur.

Gazetecilikte röportaj deşifresi iki iş görür: Haber yazılırken alıntıların kaynağı olur, yayından sonra bir itiraz gelirse de kayıtla birlikte kanıt sayılır. Bu yüzden editörler "sen öyle demiştin" tartışmasına girmemek için kayıt ve deşifreyi birlikte saklar. Gazeteciler için transkripsiyon sayfasında bu akış daha ayrıntılı anlatılıyor.

Hukukta ses ve görüntü kayıtlarının yazılı dökümü dosyaya girer. Burada doğruluk ölçütü en serttir. "Sanırım şöyle dedi" diye bir satır olamaz, duyulmayan yer duyulmadı diye işaretlenir ve kimin konuştuğu kesin değilse bu da yazılır.

Sözlü tarih projeleri, kurum arşivleri ve biyografi çalışmalarında deşifre, kaydın ömrünü uzatır; kaset bozulur ama metin kalır. Toplantı tutanağı, ders kaydı ve podcast metinleri de deşifreyle başlar, ama bu işlerde genellikle kelimesi kelimesine değil, temizlenmiş bir metin istenir. Altyazı ise deşifrenin zamanlanmış hâlidir; videoya altyazı ekleme yazısında o tarafı anlattık.

Deşifre yazım kuralları

Türkçede herkesin uyduğu tek bir deşifre standardı yoktur. Üniversiteler, yayın kuruluşları ve adli birimler kendi kurallarını koyar, çoğu zaman bir danışmanın ya da editörün alışkanlığı belirleyici olur. Bu yüzden ilk kural şudur: Bir kural takımı seçin, metnin başına bir "deşifre notu" koyup hangi işareti ne için kullandığınızı yazın ve metnin sonuna kadar aynı işaretleri kullanın. Üçüncü sayfada duraklamayı üç noktayla, yirminci sayfada parantez içinde "sessizlik" diye göstermek, okuyanın güvenini sarsar.

İkinci kural, hangi düzeyde deşifre yapacağınıza baştan karar vermektir. İki düzey vardır:

Tam deşifre (kelimesi kelimesine) Temiz deşifre
Dolgu sesleri (eee, ııı, hmm) Yazılır Çıkarılır
Tekrarlar ve yarım cümleler Yazılır Çıkarılır
Argo, küfür, dil bilgisi hataları Aynen kalır Aynen kalır; yalnızca söz tekrarı atılır
Duraklama ve gülme İşaretlenir Anlamı değiştirenler işaretlenir
Ağız özellikleri ("geliyom") Aynen kalır Danışmana göre; çoğunlukla aynen kalır
Kullanıldığı yer Nitel araştırma, söylem çözümlemesi, adli kayıt Haber alıntısı, tutanak, podcast metni, altyazı

Hangisini seçeceğiniz neyi incelediğinize bağlıdır. Katılımcının ne söylediğini inceliyorsanız temiz deşifre yeter; nasıl söylediğini, nerede tereddüt ettiğini, hangi kelimeyi geri aldığını inceliyorsanız tam deşifre şarttır.

Kelimesi kelimesine

Tam deşifrede kayıttaki her ses yazıya girer. Cümle ortasında vazgeçilen söz, iki kere söylenen kelime, "yani", "şey", "hani" gibi dolgu sözleri, yanlış kurulan cümle: Hepsi olduğu gibi kalır. Deşifreyi yapan kişi konuşmacıyı düzeltmez, toparlamaz.

Argo ve küfür de her iki düzeyde aynen yazılır; temiz deşifre dolgu seslerini çıkarır, kelimeleri değiştirmez. Küfrü yıldızla kapatmak ya da "(küfür)" diye geçmek, yalnızca yayımlanacak haber metninde ve editörün kararıyla yapılır. Araştırma verisinde ve adli dökümde kelime neyse odur. Ağız ve şive de böyledir: Katılımcı "gelcem" diyorsa deşifrede "geleceğim" yazmak, veriyi değiştirmek demektir. Tez danışmanlarının bir kısmı ağız özelliklerini yazı diline çevirmeyi tercih eder. Bunu yapıyorsanız deşifre notuna "ağız özellikleri yazı diline aktarılmıştır" diye yazın ki okuyan bilsin.

Sayılar söylendiği gibi yazılır: "on beş yirmi kişi vardı" diyen birinin sözü "15-20 kişi vardı" olmaz, çünkü ikisi aynı şey değildir. Kısaltmalar da öyle: "TÜİK" diyorsa TÜİK, "Türkiye İstatistik Kurumu" diyorsa açık hâli.

Bir satırın iki düzeyde nasıl değiştiğine bakın. Bu satır uydurmadır:

Metin
Tam deşifre K2: Eee, biz o zaman... yani ilk başta dükkânı kapatmayı düşündük, kapatmayı değil de, şey, taşımayı düşündük, ama kira (…) kira her yerde aynıydı.
Temiz deşifre K2: Biz o zaman ilk başta dükkânı taşımayı düşündük, ama kira her yerde aynıydı.

Temiz sürümde "kapatmayı düşündük, kapatmayı değil de" kaybolmuş durumda. Araştırmanız esnafın karar sürecini inceliyorsa bu geri alış tam da aradığınız veridir; esnafın kira hakkında ne dediğini alıntılıyorsanız gereksiz yüktür. Bu kararı araştırma sorunuz verir, deşifreye oturmadan önce.

Duraklama ve anlaşılmayan yerler

Duraklama, kısa olanla uzun olanı ayıracak kadar işaretlenir. Yaygın bir kullanım: kısa duraklama için üç nokta parantez içinde (…), uzun olanı için süresiyle birlikte (5 sn sessizlik). Üç noktayı parantezsiz kullanmayın. Aksi hâlde konuşmacının cümleyi yarım bırakmasıyla sizin eklediğiniz duraklama işareti birbirine karışır.

Anlaşılmayan yer için dürüstlük tek kuraldır: Duymadığınızı tahmin etmeyin. Kelimeyi hiç çıkaramadıysanız (anlaşılmıyor) yazın ve yanına kayıttaki saati ekleyin, (anlaşılmıyor 00:12:40) gibi. Böylece siz ya da danışmanınız o saniyeye gidip bir daha dinleyebilir. Bir tahmininiz varsa ama emin değilseniz tahmini soru işaretiyle verin: (Kadıköy?). Kişi adı ve kurum adı duyulmadığında da aynı işaret kullanılır; yanlış bir isim, boş bir parantezden daha zararlıdır.

Sözsüz olaylar köşeli parantezle gösterilir: [gülüyor], [telefon çalıyor], [kayıt 2 dakika duraklatıldı]. Böylece yuvarlak parantez deşifreyi yapanın konuşmaya ilişkin notlarına, köşeli parantez ortamda olup bitene ayrılmış olur. Üst üste konuşma da bu gruba girer: İki kişi aynı anda konuşuyorsa [üst üste konuşma] yazıp duyabildiğiniz kadarını yazın. Hangisinin cümlesinin önce bittiğini çözemiyorsanız bunu da söyleyin.

Konuşma çözümlemesi (conversation analysis) yapanlar bu kadarla yetinmez. Gail Jefferson'ın adıyla anılan Jefferson sistemi, duraklamayı saniyenin onda biriyle (0.4), çok kısa duraklamayı (.), üst üste konuşmayı hizalanmış köşeli parantezle, yükselen sesi büyük harfle, ara vermeden bağlanan sözü eşittir işaretiyle gösterir. Bu düzey yalnızca etkileşimin kendisini inceleyen çalışmalarda gerekir; bir gazeteci ya da tema analizi yapan bir araştırmacı için fazla ayrıntıdır ve deşifre süresini birkaç kat uzatır.

Konuşmacı gösterimi

Her konuşma sırası yeni satırda, başında konuşmacı etiketiyle başlar. Etiket kısa ve değişmez olmalı: Görüşmeci için "G", katılımcı için "K" ve numara. Birden çok görüşme varsa numara görüşmeye aittir, K1 her zaman aynı kişidir. Tezlerde katılımcıya rumuz yerine kod vermek, kimliği gizlemenin de en kolay yoludur. Öğrenci ve öğretmen gibi aynı harfle başlayan gruplar varsa "Öğr1" ve "Öğt1" gibi birbirine karışmayan kodlar seçilir. Hangi kodun kime ait olduğunu gösteren liste yalnızca araştırmacıda kalır.

Gazetecilikte etiket genellikle isim ya da baş harftir. Röportaj yayımlanırken soru-cevap biçimine girer, ama çalışma deşifresinde "Soru:" ve "Cevap:" yerine gerçek etiket kullanın, çünkü iki kişilik bir röportajda bile görüşülen kişi soru sorabilir.

Kim konuştuğundan emin olamadığınız sırayı K?: diye başlatın, ikisi arasında kaldıysanız (K2 ya da K3): yazın. Etiketi konuşmanın her sırasında tekrar etmek gerekir; bir kişi uzun konuştuğunda paragrafa bölebilirsiniz, ama yeni paragraf etiketsiz kalır, yeni sıra etiketsiz kalmaz. Otomatik araçlar bu işi "Konuşmacı 1", "Konuşmacı 2" diye yapar. Hear2Text'te konuşmacı ayrımı her planda vardır, etiketleri isim ya da kodla değiştirmek ücretli planlara dâhildir. Araç isimleri bilmez, sesleri ayırır. Aynı sesin iki ayrı etiket aldığı ya da benzer iki sesin birleştiği bölümleri kayıtla kontrol etmeden alıntı yapmayın.

Zaman damgası her deşifrede şart değildir; üç durumda şarttır: Alıntıyı kayıtla eşleştirmeniz gerekiyorsa (tez, adli döküm, haber arşivi), metin altyazıya dönüşecekse ve deşifreyi birden çok kişi gözden geçirecekse. Bunların dışındaki işlerde, örneğin bir toplantı tutanağında, zaman damgası okumayı zorlaştırır. En azından her konuşma sırasının başına bir damga koymak, uzun bir anlatımda da iki üç dakikada bir damga eklemek yeterlidir. Biçim [00:12:40] ya da 00:12:40 olabilir. Kayıt bir saati geçiyorsa saat hanesini baştan koyun ki altmışıncı dakikada biçim değişmesin. Hear2Text'in zaman damgalı dışa aktarımı her bölümün başına [00:12:40 - 00:12:51] biçiminde başlangıç ve bitiş yazar, damgasız dışa aktarımda ise aynı kişinin ardışık bölümleri tek paragrafta birleşir.

Örnek deşifre metni

Aşağıdaki görüşme baştan sona uydurmadır. Kişiler, mahalle ve çarşı gerçek değildir, metin yalnızca işaretlerin kâğıtta nasıl durduğunu göstermek için yazıldı. Başlık bloğu, deşifre notu ve ilk iki dakika tam deşifre düzeyinde verilmiştir.

Görüşme kodu: G3-K2
Kayıt: 14 Mart 2026, 10:40, Çınarlı Çarşısı, K2'nin dükkânı
Süre: 00:27:14
Görüşmeci (G): araştırmacı
Katılımcı (K2): terzi, 23 yıldır çarşıda
Deşifre eden: G, 16-17 Mart 2026
Düzey: tam deşifre
Notasyon: (…) kısa duraklama; (n sn) uzun sessizlik;
  (anlaşılmıyor ss:dd:sn) duyulamayan yer; (kelime?) tahmin;
  [ ] sözsüz olay; ağız özellikleri korunmuştur.

[00:00:00] G: Kayıt başladı. Çarşıya ilk geldiğiniz günü anlatır mısınız?

[00:00:06] K2: Doksan üç. (…) Doksan üçün sonbaharıydı, babam burayı
devraldı, ben de yanına girdim. O zaman çarşı böyle değildi tabii,
eee, kapalı değildi, üstü açıktı.

[00:00:24] G: Üstü ne zaman kapandı?

[00:00:26] K2: Belediye yaptı onu, iki bin (…) iki bin altı mı yedi mi.
[gülüyor] Kaç yıl oldu ya. Şimdi düşünüyorum da, o kapanma bizi
kurtardı aslında. Yağmurda millet gelmezdi.

[00:00:41] G: Alışveriş merkezi açıldıktan sonra müşteri değişti mi?

[00:00:45] K2: Değişti tabii. İlk sene (…) ilk sene çok fena oldu.
Ben o zaman dükkânı kapatmayı, kapatmayı değil de, şey, taşımayı
düşündüm. Ama kira her yerde aynıydı, (anlaşılmıyor 00:00:58)
dedi bir arkadaş, haklıydı da.

[00:01:03] G: Ne dedi?

[00:01:04] K2: Ya işte burada seni tanıyorlar dedi, gidersen sıfırdan
başlarsın dedi. (3 sn) Doğru. Buradaki müşteri (Kozluk?) tarafından
gelir, otuz yıllık müşteri var benim.

[00:01:19] G: Peki genç müşteri

[00:01:20] K2: [üst üste konuşma] Genç gelmiyor. Genç gelmiyor abla,
gençler AVM'den alıyor, yırtılınca atıyor. Bize gelen (…) bize gelen
elli üstü. [telefon çalıyor] Pardon bir saniye.

[00:01:34] [kayıt 40 saniye duraklatıldı]

[00:01:35] K2: Evet, neredeydik. Gençler diyorduk.

Birkaç ayrıntıya dikkat edin. Katılımcı öyle söylediği için "doksan üç" rakamla yazılmadı. 00:00:58'deki duyulmayan yer tahmin edilmedi, zamanıyla işaretlendi; 00:01:04'teki yer adı tahminle verildi ve soru işareti konuldu. 00:01:19'da görüşmecinin cümlesi yarım kaldı; sözü kesilen cümle noktasız bırakıldı, yeni sıra "üst üste konuşma" ile açıldı. Kayıt durduğunda süre de yazıldı, böylece zaman damgalarındaki sıçrama açıklanmış oldu.

Aynı bölümün temiz deşifresi şöyle görünür. Bu sürüm bir haberde ya da tutanakta kullanılacak olandır:

[00:00:45] K2: Değişti tabii. İlk sene çok fena oldu. Ben o zaman
dükkânı taşımayı düşündüm. Ama kira her yerde aynıydı,
(anlaşılmıyor 00:00:58) dedi bir arkadaş, haklıydı da.

[00:01:04] K2: "Burada seni tanıyorlar, gidersen sıfırdan başlarsın"
dedi. Doğru. Buradaki müşteri (Kozluk?) tarafından gelir, otuz yıllık
müşteri var benim.

Temiz sürümde bile anlaşılmayan yer ve tahmin işareti kaldı. Temizlik dolgu seslerini ve tekrarı alır, belirsizliği almaz; belirsizliği gizleyen bir deşifre temiz değil, yanlıştır.

Deşifreyi bir araçla yapıyorsanız çıkan metin bu iki örneğin arasında bir yerde durur. Otomatik transkripsiyon "eee" ve "ııı" gibi dolgu seslerini çoğunlukla düşürür, duraklamayı işaretlemez ve duyamadığı kelimeyi (anlaşılmıyor) diye bırakmak yerine ya atlar ya da en yakın kelimeyi yazar. Dolayısıyla araç çıktısı temiz deşifreye yakın bir taslaktır; tam deşifre istiyorsanız kaydı bir kez daha dinleyip dolgu seslerini, duraklamaları ve belirsiz yerleri sizin eklemeniz gerekir. Zaman damgaları bu işi kolaylaştırır: Her bölümün zaman damgasına tıklayıp o anı dinlersiniz. Ses kaydını yazıya çevirme yazısında kaydın nasıl yüklendiğini ve metnin tarayıcıda nasıl düzeltildiğini anlattık.

Deşifre ile özet arasındaki fark

Deşifre, konuşmanın kendisidir; özet, konuşma hakkında başkasının yazdığı bir metindir. Deşifrede sıra kaydın sırasıdır, kelimeler konuşmacınındır ve metnin uzunluğu kaydın uzunluğuna bağlıdır. Özette sıra yazanın mantığına göre kurulur, kelimeler yazanındır ve uzunluk yazanın kararıdır. Bu yüzden bir özetten alıntı yapılmaz; "katılımcı kirayı sorun olarak gördü" cümlesi yorumdur, "kira her yerde aynıydı" cümlesi veridir.

Toplantı tutanağı ikisinin arasında durur: Kararlar ve görevler kelimesi kelimesine, tartışma özetlenerek yazılır. Haber de öyledir: Alıntılar deşifreden, bağlam özetten gelir.

Hangi belgenin gerektiği işe göre değişir:

İş Gereken Neden
Tez görüşmesi, odak grup Tam ya da temiz deşifre Kodlama ve alıntı için ham veri gerekir
Haber röportajı Temiz deşifre, yanında kayıt Alıntı doğrulanabilir olmalı
Haftalık ekip toplantısı Tutanak ya da özet Kimse yarım saatlik tartışmayı okumaz
Mahkemeye sunulan kayıt Tam deşifre, zaman damgalı Her kelime ve her boşluk önemli
Podcast bölüm sayfası Temiz deşifre ya da özet Okuyucu konuyu arar, dolgu sesini değil
Ders kaydı Temiz deşifre, sonra özet Önce tam notlar, sonra çalışma özeti

Yaygın bir hata, deşifre yapmadan özet yazmaktır. Kaydı dinleyip aklınızda kalanı yazdığınızda belleğiniz seçim yapar; üç hafta sonra "öyle demiş miydi" sorusunun cevabı kayıtta vardır ama özette yoktur. Önce deşifre, sonra özet sırası bu yüzden kuraldır. Hear2Text bu sırayı aynı ekranda tutar: Metin deşifre olarak gelir, ücretli planlardaki yapay zekâ asistanı istediğinizde bu metinden özet çıkarır. Özetteki bir cümleden şüphelendiğinizde deşifreye, deşifre yetmediğinde zaman damgasından kayda dönersiniz. Üç katman birbirinin yerine geçmez.

Deşifreyi kendi elinizle yapıyorsanız bir saatlik kaydın deşifresinin saatler süreceğini bilin. İlk dinleyişte metni yazıp ikinci dinleyişte işaretleri eklemek, ikisini aynı anda yapmaktan daha az hata bırakır. Tek bir kayıt için bu çaba makuldür, otuz görüşmelik bir tez için araçla taslak alıp işi kontrol etmekle sınırlamak daha akla yatkın bir yol.

Okumaya devam edin